Benlik kavramı; kişinin sahip olduğu tüm özellikleri olumlu veya olumsuz farkına varmasıdır. İdeal benlik ise kendisi veya sosyal olarak empoze edilen ,sahip olunması gereken özelliklere ilişkin algılama olarak düşünülebilir.
Özsaygı ideal benlik ile doğrudan alakalı olup, kişinin kendinin beğenmesi, övünmek daha geniş anlamda böbürlenmek gibi yanlış da anlaşılabilen ve yorumlanabilen bir kavramdır.
Gerçek de özsaygı, insanın kendine güvenmesi yada kendi yaptıklarına inanması, yaptıklarının arkasında durabilme gücüdür. Başka bir deyişle insanın kendini dinlemesi, duygularının farkına varabilmesi (kendimiz hakkında neler duyumsadığımız) ve iyi yapabildiğimiz şeylerin olduğunu bilmemizdir.
Özsaygı ile insan geçmişini , köklerini tanır ve geleceğine ait güven duyar.
Özsaygı bu açıdan aile sorunu yaşayanlar ya da başka kültürlerin etkisinde kalmış çocuklar için sorun olarak karşımıza çıkabilir. Özsaygı bireylerin kendi kendilerine becerilerini artırabileceklerini ve topluma katkıda bulunabileceklerini duyumsamalarına yardımcı olmaktadır. Kendilerine karşı olan güven duygularına katkıda bulunurken yetenek ve becerilerini en etkili şekilde kullanmalarına yardımcı olmaktadır. Kendisinde zayıf veya eksik özsaygı olan bireyler çok strese girerler, ileriki yaşlarında kendilerine güvensiz , anti-sosyal davranışlarda bulunabilirler.
Özellikle küçük yaşlarda çocuklara, aileleri içinde önemli bir yere sahip olduklarının farkına varmaları konusunda yardımcı olunmalıdır. Onların özel insanlar oldukları ve ailenin vazgeçilmez bir üyesi oldukları bilinci verilmelidir. Anne ve babalar çocuklarının yanında çocuklarının nasıl biri olmalarını isterlerse o davranışları sergilemeleri gerekmektedir. Çünkü çocuklar anne ve babalarını sürekli gözler onlardan gördüklerini aynen taklit ederek öğrenme yolunu seçebilirler. Kısaca üzüm üzüme baka baka kararır. İşte çocukların özsaygılarını geliştirecek bazı önemli noktalar:
Bebeğinizi ve küçük çocuğunuzu sık sık göğsünüze bastırın ve ona onu çok sevdiğinizi söyleyin. Ona onunla keyifli dakikalar geçirdiğinizi hissettirin.
Onunla zaman geçirin. Konuşmaya başlamasını dinleyin. Ağladığı zaman onu rahatlatın. Onunla hafif bir şekilde oynamayı tercih edin.
Çocuğunuza aile içinde kendisine gereksinim duyulduğunu hissettirin. Size küçük yardımlarda bulunmasına izin verin. Örneğin sizin için bişeyler taşımasına izin verin.
Bir işte başarılı olmasına yardım edin. Oyun oynarken ona yardım edin, izleyin ve gerektiğinde yardımcı olun.
Onları daha kalabalık ortamlara sokun. Ailenizi, akrabalarınızı ve aile tarihinizi anlatın ve öğrenmelerini sağlayın.
Küçük aile alışkanlıkları edinin. Mesela evden ayrılırken öpüşmek veya tokalaşmak, uykudan önce öykü veya hikaye okumak. Özellikle ailemiz için özel olan şeyler gibi.
Çocuğunuza ona inancınız olduğunu gösterin.
Her daim onun yeni şeyler öğrenmesine izin verin.
Bu örneklerimizi çoğaltmak mümkündür.Daha geniş ifadeyle çocuğunuzun bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimine yardımcı olmak, çocuğunuzun geleceğine yapılan yatırım olacaktır. Bunu asla unutmamak gerekir.
Süleyman KARATAŞ
AKÜ Eğitim Fakültesi
Eğitim Bilimleri Bölümü
İlköğretim Bölüm Başkan Yardımısı. |