Ani Bebek Ölümü Sendromu

Ani Bebek Ölümü Sendromu

Tıpta yaşanan en trajik klinik durumlardan biri “ani bebek ölümü sendromu”dur: Bu sendrom, bir yaşının altındaki bebeklerde görülen, klinik ve laboratuvar olarak nedeni bulunamayan ve otopside tam koyduracak anormal bir durumun saptanmadığı bebek ölümlerini tanımlamaktadır: Ani bebek ölümü sendromunun en sık 2-4 aylık yeni doğan bebeklerde görüldüğü ve yaş ilerledikçe sıklığının azaldığı bilinmektedir:
Marmara Üniversitesi Tıp [...]

devamı...
Gökçe Çocuk Evi Yaz Okulu Kayıtları Devam Ediyor

Gökçe Çocuk Evi Yaz Okulu Kayıtları Devam Ediyor

 
Yılların birikimiyle hizmet veren Gökçe Çocuk Evi’nde Yaz Okulu kayıtları devam ediyor..

Çocuğunuzun bulunduğunuz semtte hangi okula gitmesi gerektiğinebir türlü karar veremiyor ya da güvenilir bir yaz okulu bulamıyorsanız. Gölçe Çocuk Evi tam size göre…

0
Etiketler: 2-4 Yaş, 4-6 Yaş, Anaokulu, Anaokulu, egitim, etkinlik, Gökçe Çocukevi, kreş, okul, yaz, yuva

Benzer Yazılar

Yuvalarınızı Daha İyi Tanıtmak İstiyorsanız!!! (0)
Yuva Rehberim’e [...]

devamı...
Yedi Cüceler Çocuk Yuvası Anaokulu Web Projesi

Yedi Cüceler Çocuk Yuvası Anaokulu Web Projesi

Kısa süre önce haberini yaptığımız Yedi Cüceler Çocuk Yuvası’nın Anaokulu Web Projesinden seçtiği web sitesi tamamlandı.

Aynı zamanda Yuvarehberim üyeliği de bulunan okulumuz, kurumsal kimlik çalışmalarını da Yuvarehberim ile birlikte yürütme kararı aldı.

0
Etiketler: 2-4 Yaş, 4-6 Yaş, 7, Anaokulu, Anaokulu, çocuk, cüce, Evi, kimlik, kreş, kreş, kurumsal, Okullarımız, proje, üye, web, yedi, yuva

Benzer Yazılar

Altunizade Çocuk Merkezi [...]

devamı...
Altunizade Çocuk Merkezi Yaz Okulu

Altunizade Çocuk Merkezi Yaz Okulu

Verdiği kaliteli eğitimin yanı sıra, çocuklar için sağladığı imkanlar ile de rakiplerinden bir adım önde olmayı başaran Altunizade Çocuk Merkezi, kendi bünyelerinde bulunan yüzme havuzu ile güvenli bir şekilde yaz okulu sunmanın haklı gururunu yaşıyor.
0
Etiketler: 2-4 Yaş, altunizade, Anaokulu, çocuk, çocukevi, egitim, Evi, havuz, kreş, merkezi, Okullarımız, okulu, yaz, yuva

Benzer Yazılar

Yedi Cüceler [...]

devamı...
Yedicüceler Çocukyuvası

Yedicüceler Çocukyuvası

Aramıza yeni katılan bir okul daha..
Yuvarehberim’in her geçen gün büyüyen portföyüne yeni bir “Okul Öncesi Eğitim Kurumu” daha eklendi.Özel 7cüceler Çocukyuvası, Beylikdüzünün en güzel villalarından olan Adem Çelik Villaları numara 12′de çocuklarınıza en kaliteli eğitimi verebilmek için sizi bekliyor.Yuvarehberim’in okullarını en iyi tanıtacak portal olmasının bilincinde olan okulumuz ayrıca web sitelerini de Yuvarehberim | Anaokulu web projesi’nden seçim yaparak yenileme kararı  almışlardır.
Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Benzer Yazılar

Çocuk Psikoloğuna İhtiyaç Duyulan Konular

Çocuk Psikoloğuna İhtiyaç Duyulan Konular

 
 

Son yıllarda çocuk psikolojisi ebeveynler tarafından önemsenmeye başlasa da halen bir psikoloğa  gitmek bir çok insan için, tabu olma özelliğini halen koruyor. Anne-babalar çocuklarını psikoloğa götürmek için defalarca düşünüyor, sorunları çözmek için çeşitli yöntemleri deniyor ve en son çare olarak bir psikoloğa başvuruyor. Psikoloğa gitmeye karar verene kadar sorun iyice ilerliyor, bu da çözüme ulaşmayı güçleştiriyor. Pek çok aile, ilkokuldan itibaren çocuklarının eğitimi için ciddi bir bütçe ayırıyor, oysa çocuklar için yapılacak yatırımın en büyüğü ilk 6 yılda yapılmalı, çünkü kişilik gelişiminin yüzde yetmişbeşi okul öncesi dönemde tamamlanıyor. Bu dönemlerden sonra çocuğunuzu daha iyi koşullarda yaşatabilirsiniz, ama daha sağlıklı ve mutlu, daha güvenli ve sosyal, daha zeki ve kendini geliştiren bir insan olmasına katkınız çok azalır.

Hangi durumlarda psikoloğa gidilmeli?

Aileler psikologlara çocuklarıyla ilgili aşağıdaki durumlar için başvurabilir.

· Gelişim kontrolü için
· Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıkların tedavisi, sakatlıklar için
· Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri için
· Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt için

Gelişim kontrolü
Psikoloğa gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarına psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde anne-babaların edinecekleri bilgiler aşağıdaki gibidir;

· Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını öğrenirsiniz. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri 5 grupta incelenir; fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi.
· Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenmiş olursunuz. Psikoloğunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda farkedebilirsiniz, ancak bir psikolog bunu 8-10 aylar arası farkedip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.
· Çocuğunuzun gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.
· Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.
· Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.
· Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.
· Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirisiniz. Örneğin; 8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık vb.
· Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.

Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Psikologlar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olmaktadır.

6 – 36 ay arası 2 ayda bir görüşme
3 yaş – 6 yaş arası 4 ayda bir görüşme

Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar
Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.

Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başaçıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.

Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;

- Gece korkuları
- Fobiler
- Kaygı bozukluğu
- Parmak emme (bebeklik dışında)
- Tırnak yeme
- Öfke ve saldırganlık
- Altını ıslatma
- Dışkı kaçırma veya tutma
- Kekemelik
- Tikler
- Yalan söyleme
- Çalma
- Kardeş kıskançlığı
- Cinsel sorunlar ve mastürbasyon
- Yeme bozuklukları
- Uyku bozuklukları
- İçe kapanıklık
- Aşırı inatçılık

Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir.

Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri
Boşanma, aile bireylerinden birinin ölümü, bakıcının değiştirilmesi, şehir veya ev değişikliği, okula başlama, kreşe başlama, kardeş doğumu ve annenin işe başlaması gibi yaşam değişiklikleri çocuklar için önemli duygusal sorunlara yol açabiliyor. Yetişkinler gibi, çocuklar da bu tip değişimlerden farklı düzeylerde etkilenebiliyorlar. Bu değişimlerden önce psikoloğa başvurarak çocukların bu değişime hazır olup olmadıklarıno öğremekde ve hazır değillerse bu olayların çocuklara nasıl anlatılabileceği konusunda danışmakta yarar vardır. Özellikle boşanma ve kardeş doğumu konularında mutlaka birkaç seanslık danışmanlık alınması gerekir; birçok çocuk bu değişimlerden çok etkilenmektedir.

Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt
Aileler çocuklarının psikolojilerine zarar vermeden bazı basit sorunları çözebilmek için de psikologlara başvurabilirler. Bu sorunların bir kısmı basit önerilerle giderilebilir. Sağlıksız yöntemlerle çözüldüğünde ise yukarıda sayılan uyum bozukluklarına veya duygusal sorunlara yol açabilir. Sorunların hepsinin çocukluk çağlarında ortaya çıkmadığını, çocukluk dönemlerinde yaşanan olayların ve sağlıksız eğitim yöntemlerinin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara zemin hazırladığını da unutmamak gerekir. Ailelerin yanıtlarını merak ettiği sorulara aşağıdaki örnekler verilebilir;

- Çocuğumu kreşe hangi yaşta göndermeliyim?
- Başını duvara vuruyor, nasıl engel olabilirim?
- Yüzümüze vuruyor, bu davranışından nasıl vazgeçirebilirim?
- Çok inatçı, her dediği yapılsın istiyor, ne yapabilirim?
- Yatağını ne zaman ayırmalıyım?
- Bana çok düşkün, onu kendimden nasıl uzak tutabilirim?
- Ders çalışmayı sevmiyor, nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?
- Okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
- Kardeşine vurmasını nasıl engellerim?

Psikologlarla ilgili yanlış bilgiler

Psikologların herkese uygulanabilen hazır reçeteleri vardır.
Psikologların sihirli değnekleri vardır; bir seansta sorunları ortadan kaldırırlar.
Psikologlara herşeyi anlatmaya gerkek yoktur, ailelerin sırlarını paylaşmaları gerekmez.
Psikolağa gitmek için hastalık geliştirmek gerekir.
Psikologlara sadece tedavi amacıyla gidilir, bir sorun yoksa ve herşey yolundaysa gidilmez.
Psikologlara danışmanlık ve kontrol amacıyla gidilmez.
Psikologlar sizin farkedemediğinizi farkedemez; sizin çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz.

Etiketler: , , ,

Benzer Yazılar

Vizyondaki Çizgi Filmler

Vizyondaki Çizgi Filmler

-Oyuncak Hikayesi 3 / Toy Story 3 2010 ABD / Türkçe Altyazılı-

EN İYİ 250 FİLM: 9.SIRADA
IMDB Puanı: 9.1/10
Tür:3 Boyutlu, Aile, Animasyon, Çizgi, Komedi, Macera
Yönetmen:Lee Unkrich
Müzik:Randy Newman
Süre:1 saat 43 dk
Gösterim Tarihi: 02 Temmuz 2010
Oyuncular: Tom Hanks, Robin Williams,
Beren Saat, Kıvanç Tatlıtuğ, Whoopi Goldberg

Süper oyuncak kahramanlarımız Woody ve Buzz, sahipleri Andy’nin bir gün büyüyeceğinden ve kendilerine yabancılaşacağından endişe duymaya başlar. O gün ister istemez gelmiş çatmıştır ve Andy üniversite hazırlıkları yapmaktadır. Bu durumu ve kenara itilme tehlikesini göz ardı etmeyecek olan oyuncaklar Woody ve Buzz, Andy ile beraber eski günlere dönmenin yollarını aramaya başlarlar.

Toy Story 2‘den sonra merakla beklenen bu film, IMDB sıralamasında tarihin en iyi animasyon filmi olmakla beraber diğer türdeki tüm yapımlar arasında da 9. sırada yer alıyor..Yakın zamanda Türkçe Dublajlı olarak da sunacağımız film için yorumlarınızı bekliyoruz.

Etiketler: , , , , ,

Benzer Yazılar

İlk günde doğru cevaplar verin!

İlk günde doğru cevaplar verin!

Okula başlayacak çocukların korkularını atlatmaları için önce kaygılarınıza son verin!Arından size soracağı her soruya mutlaka doğru cevaplar verin.
 
 
 
 Ebeveynlerin sabırsızlıkla bekledikleri o büyük gün nihayet geldi. Minikler heyacanlı, anneleri ve babaları onlardan daha heyacanlı. Küçüklerin ruh durumunu kurtaran küçük öneriler vermek için… Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, “O gününüzü hatırlayın, ne yapacağınızı zaten anlarsınız” diyerek ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu…VELİLER SAKİN OLUN!

* Okula başlayacak çocuklarının korkularını atlatmaları için anne-babalara neler söyleyebilirsiniz?

İlkokul, çocukların sosyalleşmeye başladıkları ilk yerlerden biri. Dolayısıyla aileden sonra girdikleri bu alanda kaygılanmaları, korkmaları çok normal.

* Peki çocuk nelerden korkar?

Bir kere anne-babadan ayrı kalacak. 6-7 yaş çocuğundan bahsediyoruz. Oyun çocuğu… Artık oyun dönemi bitmiştir. Farklı bir sosyal çevre vardır. Orada anneanne yok, dede, hala, dayı yok.. Hiç tanımadığı yüzler var. Kimler var? Öğretmenler, hayatında görmediği çocuklar… İşte bu onları kaygılandırıyor. Bu da çok normal.

* Öyleyse çocuğu bu ilk güne nasıl hazırlayabilir anne-babalar?

Anne-babalar, önce çocuğa kaygı ve endişelerini sormalı. Onu dinledikten sonra korkularının çok normal olduğunu, sadece onun değil her çocuğun bu tür kaygılar yaşayabileceğini anlatıp, çocuğu okula gitmesi için cesaretlendirmeliler. Zaten bu adaptasyan döneminde kaygıları yüzünden ağlayan çocukların ailelerine bu sürede yanlarında olmaları için izin veriliyor. Yanlarına girsinler… Çocukları onları görsün. Güven gelsin. ‘Okuldayım, korkunç bir yerde değilim. Ailem de beni yalnız bırakmıyor’ diye hissetsin çocuklar.

‘Bak Ali ağlıyor mu?’ diye kıyaslamayın

* Çocuk çok korkuyor, çok ağlıyorsa ne yapmak lazım?

Çocuğu en iyi tanıyan anne-baba. Onun kaygısını geçirecek, korkularını, heyecanını, paniğini bastıracak olan da onlar… Tabii bunun için önce onların çok sakin olması gerekiyor. 6-7 yaşındaki bir çocuğun model aldığı kişi, anne ya da babasıdır. Onları panik halinde gören çocuk daha da panikler. Eğer anne-baba gayet soğukkanlı ve rahat bir şekilde okula hazırlıyorsa çocuğunu, sorun da olmayacaktır. Mesela bazı anne babalar vardır, ‘Aman evladım hırkanı, eteğini düzelt’ gibi davranışlar sergiler. Anne-babaların tepkilerini kontrol etmeleri lazım. Çünkü çocuk onlara bakıyor ve diyor ki, ‘Demek ki benim de böyle tepki vermem lazım.’ Ve o da panikliyor, kaygılanıyor ve ağlıyor. Bir de karşılaştırmalı bir tutum içinde olmamalı ebeveynler. Çocuklarını başkalarının çocuklarıyla kıyaslamamalı… ‘Bak Ahmet ağlıyor mu?’ ya da ‘Bak Ayşe ne kadar uslu duruyor, sen de uslu dur’ demek çocuklarda değersizlik, aşağılanmışlık, kendisini yetersiz hissetme gibi duyguların yer etmesine neden olur. ‘Ben değersizim, ailem onu daha çok beğeniyor’ gibi bir his baskın çıkabilir çocukta. Bu yüzden kesinlikle aşağılayıcı ve küçük düşürücü tarzda konuşulmamalıdır çocuklarla…

‘Artık büyüdün’ deyip cesaretlendirin

* Peki bu ilk günde çocuğa söylenecek doğru cümleler neler olabilir?

Her zaman için çocuğu birincil olarak desteklemesi gerekenler aileleridir. Çocuğa güven vermeliler. ‘Bak biz senin arkandayız, sana destek oluyoruz’ demeliler. Bu yüzden aileler sakin olsunlar. Çocukla birlikte okula gitsinler, birlikte olsunlar ve şunu söylesinler: ‘Bak ben kapıda seni bekliyorum. Yalnız değilsin!’ Olumlu örneklerle kendi okula başladıkları günden de bahsedebilirler. O günlerin güzel günler olduğunu, okulun güzel bir yer olduğunu, öğretmenlerin ona çok güzel şeyler öğreteceğini anlatabilirler. Sonra, ‘Bak artık yavaş yavaş büyüyorsun, artık senin de önünde kendi hayatın olacak. Bu ilk adım’ gibi cümleler kurabilirler. Aslında her anne-baba çocuğuyla farklı tarzlarda konuşur. Önemli olan yapılacak bu konuşmaların samimi, güven verici ve cesaretlendirici olmasıdır. ‘Bak büyüyorsun artık ama biz hep senin yanındayız. Bizden ayrı, yalnız olacaksın. Ama bu senin hayatın için önemli. Biz senin yanındayız. Seni seviyoruz. Yalnız kalmayacaksın’ demeliler ve bunu hissetirmeliler.

Bir de ‘şunu ye, bunu ye’ baskısı yapmayın

* Çocuk üzerinde çok koruyucu olmak da problem olabilir değil mi?

Tabii ki… Çocuğun kendine olan güveninin oluşabilmesi için kendine bir alan yaratması gerekir. Anne-baba her dakika onun yerine düşünür, onun yerine yapar ve onun hayatına karışırsa, o çocuk hayatta çok başarılı olamaz. Bu tür bir koruyuculuk başarı için yeterli olmadığı gibi, kişisel gelişim ve bir sonraki adımı nasıl atacağını bilememe, kararsızlık ve kişilikle ilgili çok anlamlı zararlar da verebilir çocuğa.

* Peki o gün ne yemeli çocuk?

‘Zihinleri açılsın diye ne yedirelim’ diye anne babalar da bu soruyu çok soruyor. Benim fikrim şu: Çocuklar rutinleri dışında farklı bir şey yemesinler. Çünkü, çocuğa her gün yediği gıda dışında başka birşey verirseniz bunun birtakım psikolojik etkileri olabilir. Karın ağrısı, kaşıntı yapabilir. Çocuğumun bugün ilk günü, bunu da yesin şunu da yesin demeyin. Çocuk kahvaltıs4nı yapsın, beslenme çantasında hergün ne olacaksa o gün de o olsun. 

Etiketler: , , , , , , , ,

Benzer Yazılar

Sayfa 1 ile 31212345...Son »