Anaokulu Seçerken!
Anne-babalar için çocuğunu bir okul öncesi eğitim kurumuna yerleştirmek hiç de kolay değildir. Yaşamın ilk altı yılı, bireyin gelişimde büyük bir öneme sahiptir. 0 – 6 yaş dönemi çocuklarımızın zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimleri açısında oldukça önemli bir dönemdir. Çocuğunuzu anaokuluna göndermeye karar verdiyseniz, aklınızda çok sayıda soru işareti bulunduğunun bilincindeyiz. Çocuğunuzu bir anaokuluna göndermeye karar verdiniz. Peki, seçimi nasıl yapacaksınız? Çocuğuma iyi bakacaklar mı?, Neler öğrenecek?, “Mutlu olacak mı?”gibi sorularla kafanız fazlasıyla meşguldür. Bir anaokulunda dikkat edilecek hususlar kısaca şu şekildedir;
- Eğitimci Kadrosu: Öğretmenin eğitim ve tecrübesinin yeterli olması çocuk gelişimi için çok önemlidir.
- Çocuk Sayısı: 2-3 yaş grubu için, bir öğretmene en fazla 5-6 öğrenci, daha büyük gruplar için bir öğretmene en fazla 10-12 öğrenci düşüyor mu?
- Öğretmen – Çocuk ilişkisi: Çocukların başında her zaman bir öğretmen var mı? Öğretmen, çocukları seviyor, onlarla olmaktan mutlu görünüyor mu?
- Eğitim Yaklaşımı: Zihinsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimi destekliyor mu?
- Fiziksel Koşullar: Eve yakın mı? Okul bahçesi, spor salonu, eğitim araç ve gereçleri, her yaş grubuna özel ve yeterli mi?
- Beslenme – Sağlık – Güvenlik: Hijyen ve temizliğe yeterince özen gösteriliyor mu? Beslenme düzeni beslenme uzmanı tarafından mı hazırlanıyor?
Çocuklarda Arkadaş Edinme
Çocuğun zihinsel, fiziksel ve duygusal alanda gelişmesi için arkadaşları olması şarttır ve çocuk için arkadaş hayati bir ihtiyaçtır.Arkadaşa duyulan ihtiyaç, sadece onunla vakit geçirmek için değil bilgi ve deneyim kazanmak içindir. Arkadaş seçimi çocuğun gelişiminde önemli bir yer tutar. Çünkü arkadaş ilişkileri ona toplumsal yaşam içinde kabul gören davranışları ve işbirliğini öğretir.
Liderlik, sorumluluk, grup çalışması gibi yetenekler arkadaşlar sayesinde kazanılır. Arkadaşları tarafından sevilmek ve aranmak çocuk için her şeyden daha önemlidir. Çocuklar arasında en beğenilenler dışa dönük, neşeli ve iyi huylu olanlardır. Bazı çocuklar ise arkadaş edinme noktasında sıkıntı çekerler. Anne-babalar sebebi her ne olursa olsun bu konuda gerekli tedbirleri almak zorundadır.Çünkü arkadaşsız geçen zaman çocuğun tüm gelişim basamaklarını etkileyecektir.
Aile Haftası ( 14 – 20 Mayıs )
Karı-koca, ana-baba ve çocuklardan meydana gelen en küçük insan topluluğuna aile denir. Ailelerin birleşmesinden Millet meydana gelir. Bir Millet için ailenin önemi çok büyüktür. Çünkü milletin temeli ailedir. Aileler mutlu ve huzurlu olursa millet de güçlü ve kuvvetli olur. Aile, bir milleti millet yapan milli ve manevi değerlerin, gelenek ve göreneklerin öğrenildiği bir okuldur.
Allah’a, vatan ve millete karşı borçlu olduğumuz vazifeler önce burada öğrenilir. Küçükler ailede büyüklerin davranışlarını görerek taklid eder, devamlı olarak gördüğü hareketler ruhunda iyice yerleşir ve alışkanlık haline gelir. Böylece çocuğun ahlâki yapısı ve kişiliği oluşur.
İnsanların davranışlarını bir fotoğraf makinesi gibi alan çocuğun temiz ruhunda iyi görüntülerin yer alması için, aile fertlerinin her zaman iyi hareketlerde bulunması gerekmektedir. Bu sebeple, aile fertlerinin birbirlerine karşı ahlâki vazifelerini ve sorumluluklarını yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır. Ailenin mutluluğu ve milletin geleceği buna bağlıdır.
Hemşireler Haftası
Tarihi çok eski olan hemşirelik mesleği; Eski Mısır, Hindistan, Yunanistan ve Roma’da ilk çağlarda bugünkü biçimde olmasa bile yapılmaktaydı. Ülkemizde ilk olarak “Hilal-i Ahmer Cemiyeti” (Kızılay) 1911 yılında hemşirelik kursları açmıştır. Bu kursları bitiren hemşireler; 1912–1914 Balkan Savaşları ile 1914–1918 Birinci Dünya Savaşı’nda hasta ve yaralı askerlere bakmışlardır. Cumhuriyet sonrası ilk Hemşirelik Okulu İstanbul’da açıldı. Hemşirelik, insan sevgisiyle dolu, şefkatle, sabırla yapılan kutsal ve onurlu bir meslektir.
Bu hafta değerlendirilirken, hemşirelik mesleğinin sorunları ortaya konur ve çözümler üretilir. Mesleğin önemine toplumun dikkati çekilir. Hemşirelik, güç çalışma şartlarını gerektiren, özveri, sabır, hoşgörü kavramlarını içinde bulunduran zor bir meslektir. Hemşirelik, diğer mesleklerde olduğu gibi, toplumsal ihtiyaçlardan doğan, insan hayatıyla yakında ilgili bir meslektir. Ekip çalışmasını bilen, el becerisi olan, hızlı çalışan hünerli eller ister. Temelinde sevgi, saygı yatar. Tüm hemşirelerin Hemşireler Haftası kutlu olsun.
Çocuklarda Uyku
Çocukların gelişimi, eğitimi, büyümesi ve sağlığı için düzenli uyku çok önemlidir. Çocuklara bebeklik döneminden 5 yaşına gelene kadar gündüz uykusu mutlaka gerekmektedir. Çocuklarımızın akşam uykuları için mutlaka günlük düzenli bir saat belirlemek şarttır. Çocuğunuzu uyumaya gönderirken veya yatağına yatırırken onun dikkatini çekecek herşey ortadan kaldırılmalıdır.
Yani uyumaya çalışan çocuk eğer ki televizyonun sesini duyuyorsa ya da ev de misafir, keyifli vakit geçirebilecekleri birileri varsa uyumak istemezler. Uyumaları için sessiz, sakin, karanlık ve uygun koşullar gerekmektedir aksi taktirde yatmaları gereken saatte yatmazlar ve mutlaka gündüz uyku ihtiyacı hissederler. Gündüz fazla uyuyan çocuk ise ya çok geç yatar ya da gece mutlaka uyanır.
Uyumak istemeyen çocukların genel sebeplerinden biriside karanlıktan korkması ve gece korkusudur. Bu sorunların onlar büyüdüğünde de devam etmemesi için bebeklikten itibaren düzenli bir uyku şarttır. Belirli uyku saati aralıkları uyumaları gerekir. Okula giden çocuklar için daha da önemlidir uyku. Uykusunu alamayan çocuk ders dinleyemez, uyumak ister ve okulda başarı oranı düşer. Bu yüzden çocuklar için ebeveynlerin düzenli uyku eğitimi vermeleri gerekmektedir.
Okul ve Aile İlişkileri
Çocukların büyümesinde, gelişmesinde ve eğitilmesinde en büyük sorumluluğu aileler üstlenir. Bu sorumluluğu belli dönemlerde bazı kişi ve kurumlar ile paylaşırlar. Çocuklarını okula gönderdiklerinde, bu sorumluluğu eğitim kurumları ile paylaşırlar. Çocuklara sunulan öğrenme ortamları ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun aileler tarafından desteklenmediği sürece istenildiği ölçüde etkili olmamaktadır.
Aile ve okul, çocuğu aynı doğrultuda ve aynı zamanda desteklediklerinde gelişimleri çok daha sağlıklı olur. Aile katılımı; anne-babaların eğitim kurumuna devam eden çocuklarının gelişimlerine ve eğitimlerine katkıda bulunmaları için organize edilmiş etkinliklerin bütünüdür. Bu etkinliklerin tümü, velinin çocuğunun eğitimi ve gelişimindeki rolüne destek olmayı amaçlar.
Okulda verilen eğitimin evde, evde verilen eğitimin okulda desteklenmesi, bir devamlılığın söz konusu olması ve bu sayede hem okulda hem de evde çocuğun istendik davranış değişikliklerine güvenli ve kontrollü bir biçimde ulaşması ana amaçtır. Eğitimde bütünlüğü ve devamlılığı sağlamak aile katılımı ile mümkün olacaktır. Aile katılımını destekleyen programlarda yetişen çocukların gelişimindeki olumlu etkilerin, kalıcı olduğu araştırmalar tarafından ortaya koyulmuştur.
Yuva Rehberim Uzmanlarımızdan Uzman Psikolog Alican KAYA’nın yazıları için tıklayınız…
Yuva Rehberim Sinema
Yuva Rehberim ekibi olarak kullanıcılarımızın sitemizde eğlenceli vakit geçirebilmeleri için hiç durmadan çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Sitemizde gerçekleştirmiş olduğumuz bir ilki tanıtmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Okul öncesi eğitim sitesi olan Yuva Rehberim’de bir ilk olarak Sinema Portalı çalışmamızı tamamlayıp hizmetinize sunmuş bulunuyoruz. Portalımızda sitemizi ziyaret eden her yaştan kullanıcımıza hitap etmeyi amaçlıyoruz. Yuva Rehberim Sinema Portalımızda her yaştan kullanıcımızın ilgisini çekebilecek çok sayıda filmin tanıtımlarını ve fragmanlarını yayınlıyoruz.
Sinema filmlerinin fragmanları ile beraber seans, tarih ve saat bilgilerinede detaylı bir şekilde yer verilmektedir. Vizyondaki filmlerin, yakında vizyona girecek olan filmlerin ve gösterimdeki filmlerin ayrıntılı fragmanlarına ve detaylı bilgilerine portalımızdan ulaşabilirsiniz. Çocuk filmlerinden, animasyon filmlerine, tarih filmlerinden bilim kurgu filmlerine kadar çok sayıda filmin fragmanları ve detaylı bilgileri portalımzda yer almaktadır. Fragman ve genel bilgilerinin yer aldığı sinema filmlerine ulaşmak için tıklayınız…
Çocuklarda Problem Davranışlar
Günlük hayatımızda sıklıkla çocukların ağlamalarını, inatlaşmaları ve bitmeyen istekleriyle karşılaşmaktayız. Hatta iplerin tamamının çocukta olduğunu ya da bunun tam tersi her şekilde çocuğunuzu her yere götürseniz de tepkisiz kaldığını gözlemleyebiliriz. Peki bu karşılaştığımız durumlar ne zaman bizlere sorun yaratmaya başlar?
Aslında her zaman bir sorun olarak karşımıza çıkmakta olan bu davranışlar, sıklığına göre de tölere edilebilir ya da edilemez duruma gelebilir. Bu noktada ailenin rolü çok önemlidir. Ailenin çocukta oluşan davranışa verdiği tepkilerle problem davranışın devam etmesine ya da ortadan kaldırılmasına da neden olabilir. Bu noktada genel olarak verilebilecek öneriler için Yuva Rehberim uzmanlarımızdan Pedagog Gözde ERDOĞAN’ın yazılarına tıklayınız…
Çocukta Korku
Kimi insanlar karanlıktan korkarlar, kimileri yalnız kalmaktan, kimileri ise, gök gürültüsünden, ölümden, böceklerden vb. Korku, canlı varlıkların, bilinen ve bilinmeyen tehlikeler karşısında gösterdikleri en doğal tepkilerdir. Çocukların korktuğu şeyler yaşına göre değişiklik gösterir. İki-üç yaşındaki bir çocuk gök gürültüsünden, elektrik süpürgesi sesinden, üç-dört yaşındaki bir çocuk ise karanlıktan, öcüden, altı yaşındaki bir çocuk ise hayaletten, yangından korkabilir.
Her çocuk bazı şeylerden korkar. Fakat korku, çocuğun iştahına, uykusuna, oyunlarına, tesir edecek dereceye gelirse normal sınırı aşmış demektir. Çocukların çoğu ilk gördükleri şeyden çekinirler. Mesela, okula başladıkları ilk gün, doktora veya dişçiye gittikleri gün, berbere saçlarını kestirmeye gittikleri gün. Çocuklar bu durumlarda o kadar korkarlar ki, birçoklarını ellerinden tutup geri getirmekten başka çare kalmaz. Çocuğun doktor korkusunu yenmek için ne yapmak gerekir?
Daha fazla bilgi için Uzman Pedagog Didem KÜT’ün sayfasını ziyaret etmek için tıklayınız…
Yuva Rehberim Reklam Avantajları
Günlük binlerce ebeveynin milyonlarca sayfamızı ziyaret ettiği sitemizde reklam alanlarımızın avantajları her geçen gün ziyaretçi sayımızın artması ile birlikte daha cazip bir duruma gelmiştir. Reklam verdiğiniz zaman kurumunuz binlerce kişiye ulaşmakta ve dahada önemlisi reklam alanlarımız milyonlarca sayfamızda ön planda çıkmaktadır.
Reklam alanlarımızın avantajları bununla da bitmiyor. Sadece sitemizde ön plana çıkartmakla ve tanıtımınızı yapmakla kalmıyoruz, Google arama motorunda da sitemiz her zaman ilk sırada olduğu için kurumınuz da sitemiz aracılığı ile her zaman en üstte ve ilk sırada çıkar. Sitemize reklam veren okullar ve tedarikçi firmalar her zaman kazanmaktadırlar. Sizde reklam verin ve kazanın.






















































SON YORUMLAR
(April 7, 2012 12:25 PM)
Merhaba Duygu hanım,
...Sitemize katılmak için çocuk gelişimi, eğitimi,
(April 7, 2012 12:16 PM)
Merhabalar sitenizi sürekli takip ediyorum ve bu yazınıza gözüm takıldı.
...(April 7, 2012 11:55 AM)
Gebelikte diş bakımı yaptırmanın çocuk için bi zararı varmı?